|
NEYE BASIYOR?
Temel, kahvehanede arkadaşlarına av maceralarını
anlatmaktadır:
Geçenlerde ormana ava gittum. Birden bi ayi ile
karşulaştum. Tüfeği atıp kaçmağa başladum. O da
beni kovalamaya başladi. Tam ayinun nefesini
ensemde hissettuğum anda ayi kayup yere düşti. Bu
durumu fırsat bilip arayi açmağa çaliştum. Ama ayi
gene peşima düşti. Gene tam nefesini ensemde
hissettuğum anda ayi tekrar kayup yere düşti. Ben
tekrar arayi açmağa çalıştum.
O arada Dursun, dayanamayarak sorar:
Ula Temel, çok cesaretli adamsun. Ben senun
yerinde olsam, altuma ederdum.
Temel atılmış:
Ula sen ayinun neye basup kayduğunu zannedeysun?
KİMİNLE EVLİ?
Mahkemede hakim, Temel'e sormuş:
Kiminle evlisin?
Bizum kariylan!
Hakim sinirlenmiş:
E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
Duydum tabi, nasil duymadum!..
Kimmiş?
Bizum kari.
ANNESİNDEN TEMEL'E MEKTUP
"Sevgili oğlum Temel... Senin hızlı okuyamadığını
bildiğim için mektubu yavaş yavaş yazıyorum...
Artık senin büyük şehre gittiğin sırada
yaşadığımız evde yaşamıyoruz. Baban bir gazetede,
"İnsanların başına genellikle evlerinin iki
kilometre civarındaki bölgelerde kaza geldiğini"
okumuş; o yüzden taşındık...
Sana yeni adresi veremiyorum, çünkü yeni evimizde
bizden önce oturan hemşehrilerimiz, taşınınca
adresleri değişmesin diye kapı numarasını söküp
götürmüşler...
Bu evde garip bir çamaşır makinası var. Geçen gün
içine dört gömlek koydum, çalıştırmak için
duvardaki zinciri çektiğimden beri bir daha
gömlekleri göremedim.
Geçen hafta sadece iki kez yağmur yağdı. İlki üç
gün, ikincisi ise dört gün sürdü...
Benden istediğin yeleği postaya verdim. Ancak,
halan 'o koca düğmelerle paket çok ağır olur'
deyince düğmeleri kopartıp yeleğin cebine koyduk.
Orada bulabilirsin...
Not: Sana biraz da para gönderecektim, ama zarfı
bir kere yapıştırmış bulundum... Sevgiler...
Annen"
HERKES BİLİYOR
Temel, Paris'te bir dükkâna girmiş. Bakmış,
dükkânın bir köşesinde harika bir papağan...
Hayran hayran seyrederken, dükkân sahibi yanına
gelip, "Bu harika bir kuştur, karşısına geçene
bakar ve ona nasıl birisi olduğunu söyler" demiş.
Temel, papağanın karşısına geçer geçmez, kuş "Sen
aptalsın" demiş. Temel, papağanı satın almak
istemiş, ancak adam satılık olmadığını söylemiş.
Bunun üzerine Temel, papağanın yumurtalarından
rica etmiş. Adam, "yarın gelin verelim" demiş.
Ertesi gün gittiğinde Temel'e üç tane yumurta
vermiş. Temel derhal Trabzon'a dönmüş, eşdost,
akraba, komşu kim varsa toplamış ve papağanın
özelliklerini anlattıktan sonra, gururla
yumurtaları göstermiş ve hep birlikte yumurtaları
kuluçkaya yatırmışlar. Bir süre sonra,
yumurtalardan birisi çatlamış ve içinden normal
bir tavuk civcivi çıkmış. Bir anlam verememişler.
Fakat, ikincisinden bir bıldırcın, üçüncüden de
keklik çıkınca, Temel'in tepesi atmış. Uçağa
atladığı gibi varmış Paris'e, dükkânı bulmuş,
dalmış içeriye... Papağan, Temeli görür görmez,
"Sen salaksın" demiş. Temel daha da kızmış ve "Ula baa bak" demiş, "benum salak olduğumi burda bi sen
bileyisun, ama senun orosbi olduğuni Tirabizonda
cümle âlem bilıyi".
|