|
|
|
|
| |
BEŞ VAR
İki deli arasında konuşma :
-Saat kaç?
-Beş var
-Kaça beş var?
-Bilmiyorum, akrebini kaybettim.
BİR KEDİ DAHA
Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri
gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar. Bekçi, onların ayak
seslerini işitmişti. Sordu :
-Kim o?
İçlerinden biri kedi gibi miyavladı. Bu başarılı miyavlamadan sonra
bekçi yürüyüp gidiyordu ki, delilerin ayakları altındaki yapraklar
hışırdadı. Bekçi geri dönüp yine seslendi :
-Kim var orada? İkinci deli cevap verdi :
-Bir kedi daha.
BİZ YILLARDIR BAKIYORUZ
Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş.
Dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl
hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş.
Merak içinde yanlarına giderek :
-Yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.
-Hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...
Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek :
-Durun birde ben bakayım, demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış.
Birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. Hiddetle akıl
hastalarına dönerek :
-Yahu, demiş, Ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki
siz ne görüyorsunuz :
-Deliler hep bir ağızdan Müdür Bey, demiş. Biz yıllardan beri
bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki.
PLAN BOZULDU
Akıl hastanesinde deliler bi araya gelip kaçış planı yaparlar.
Elebaşları planı anlatır :
-Büyük bir kütük bulup ilk önce 1. kapıyı, 2. kapıyı ve daha sonra 3.
kapıyı kıracağız ve herkes başının çaresine bakıp kaçacak. Sabah
olunca bir kütük bulurlar doğruca 1. kapıyı kırarlar, 2. kapıya koşup
onuda kırdıktan sonra 3. kapıya yönelirler. 3. kapının açık olduğunu
gören elebaşları der ki :
-Arkadaşlar plan bozuldu geri dönün.
SAAT
Deli, saatini hastane bahçesindeki havuza atmıştı. Bunu gören arkadaşı
:
-Niye attın saati havuza, dedi.
-Nasıl yüzdüğünü görmek için.
-Peki, kurdun mu?
-Hayır.
-Enayi, kurmadan yüzer mi?"
SIKARKEN ÖLDÜ
İki arkadaşın, bir kedisi varmış. Birisi :w
-Zavallı kedi çok kirlenmiş ben onu yıkayayım, demiş. Diğer arkadaşı :
-Hayır yıkama yoksa ölür, demiş. Bizimki dinlememiş ve kedi'yi yıkamış
ve kedi ölmüş. Arkadaşı :
-Ben sana demedimmi kedi ölür diye, demiş. Cevap şu :
-Ama ben kediyi yıkarken ölmedi, sıkarken öldü.
YALAN SÖYLEMİŞ
Akıl hastanesine yeni gelen doktor, hastaları ziyaret ediyordu.Birine
yaklaştı :
-Sizin adınız nedir bakayım?
-Hüsamettin efendim.
-Soyadınız?
-Tanrıoğlu.
Tam o sırada yandaki yaşlı :
-İnanma inanma doktor, yalan söylüyor.Benim böyle bir oğlum yoktur.
YÜZME BİLMİYORUM Kİ
Mühim bir şahsiyet, bir akıl hastalığı kliniğini gezerken delilerin
bahçedeki havuza atladıklarını görr ve başhekime dönerek :
-Mükemmel, hastalarınızın her türlü ihtiyacını karşıladığınızı
göruyorum. Başhekim teşekkür eder, sonra da sözlerine devam eder :
-Hele siz bir de su doldurabildiğimiz zaman gelin de görun!
Havuzun boş olduğunu oğrenen adamcağız dehşet içinde tramplenin altına
koşar ve heyecanla atlamaya hazırlanan deliye "atlamamasını, havuzun
içinde su olmadığını" söyler. Deli :
-Ne zararı var? Zaten ben de yüzme bilmiyorum ki!
BENDE BU KAFA VARKEN
Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için baş
hekim gelir. Deliye sorar :
-Elin nerede?
Deli gösterir.
-Bacağın nerede?
Deli yine gösterir.
-Burnun nerde?
Deli yine gösterir.
Baş hekim doktorlara :
-Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini
gösterir ve :
-Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.
CANLI GAZETE
Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir
kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka
oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
-Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü
devam ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine
ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim bu işten hoşlanmış :
-Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
-Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor,
haberleri bildiriyor.
Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne
görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir
köşeye atılmamış mı!
-Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...
ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR
Delinin biri kuyuya bir taş atmış yüz akıllı çıkarmaya çalışmış,
çıkaramamış. Sonunda delinin diğeri ilk deliye bu akıllıların ne
yaptığını sormuş. Birinci deli de :
-Elimdeki taşı kuyudan çıkarmaya çalışıyorlar, demiş.
ÇORAPLAR
Akıl hastanesinde doktor, davranışlarını normal bulduğu hastaya niçin
hastanede bulunduğunu sorar.
Hasta :
-Pamuklu çorapları yünlülere tercih ettiğim için, diye cevap verir.
Şaşıran doktor :
-Bunun anormallik neresinde? Ben de pamuklu çorapları tercih ederim,
der.
Hasta sevinçle karşılık verir :
-Çok memnun oldum doktor. Sizinkiler limonlu mu, yoksa sirkeli mi?
KARŞIDAKİ DUVARIN ÇİVİSİ
Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara
çakmaya başlamış.
Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış :
-Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun.Bu çivi karşıki duvarın
çivisi olacak galiba, demiş.
KARŞI KALDIRIM
Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk
görevliye sormuş :
-Affedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba?
Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek :
-İşte şurada, demiş.
-Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum, burayı
gösterdiler!...
NASIL BİLSİN
Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş,
birşeyler yazdığını gördü :
-Kolay gelsin, ne yazıyorsun?
-Mektup yazıyorum efendim.
-Yaaa...Kime yazıyorsun?
-Kendime...
-Peki, ne yazılı mektupta?
-İlahi doktor bey, deli misiniz siz?Mektubu daha almadım ki...İçinde
ne yazdığını bileyim.
NİÇİN GÜLMÜŞ?
Uçak, Yeşilköy'den kalkmıştı. Bakırköy Akıl Hastanesinin üzerinden
geçerken, pilot birden gülmeye başladı. Hostes bu gülüşün sebebini
sorunca şu cevabı verdi :
-Başhekim kaçtığımı öğrenince kimbilir nasıl şaşıracak!!!
OLGUNLAŞIP YERE DÜŞTÜM
Bir müfettiş akıl hastanesini geziyormuş. Bahçeye gelince delilerin
ağaçta asıldığını ama birinin yere yattığını görünce yatana sormuş .
-Neden ağaca çıktılar, demiş. O da :
-Armut sanıyolar kendilerini, demiş.
Müfettiş :
-Sen armut değilmisin?, demiş. O da hayır ben olgunlaşıp yere düştüm
demiş.
12'NİZDE Mİ?
Katil, suçunu itiraf etti, yargıç da durumu jüri heyetine iletti.
Biraz sonra jüri başkanı kararı açıkladı:
-Bu sanık suçsuzdur...
Yargıç adamakıllı kızdı:
-Canım, ne biçim iş bu!... Adam, ben katilim diyor suçunu itiraf
ediyor sizde suçsuzdur kararına varıyorsunuz... Acaba, suçsuzdur
kararını neye dayanarak verdiniz?
-Delilik efendim, delilik...
Yargıç bütün jüri üyelerini teker teker süzdü. Başını sallayarak :
-Sahi mi? 12'niz de mi?..
ÖNCE KAÇANLARI YİYELİM
Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi
aralarında :
-Şunlara son bir test yapalım da gorelim akılları başlarına gelmiş mi,
demişler.Bunun uzerine iki deliyi bir masa başına çağırmışlar. Masanın
üzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canlı
hamamböceği dökmüşler ve :
-Buyrun beyler, yiyiniz, demişler. Delirlerden bir tanesi hemen
zeytinlere saldırmış, ötekisi araya girmiş.
-Önce kaçanları yiyelim, öburleri nasıl olsa duruyor!
|
| |
| |
Temel fıkraları
Bilimsel
fıkralar
Erotik
fıkralar
Asker
fıkraları
Kayserili
fıkraları
Karadeniz
fıkraları
Deli
fıkraları 1
Deli
fıkraları 2
Adamın
biri fıkraları
Karışık
fıkralar 1
Karışık
fıkralar 2
Karışık
fıkralar 3
Karışık
fıkralar 4 |
|
|
|